Star Wars The Last Jedi Film İncelemesi: Sınıfta Kaldı!

, , 39 Yorum
Okuma Süresi: 5 Dakika
Feri Peri Kişisel Blog

Yıldızlararası evrenlerin büyülü odağında, çok, çok uzun yıllar önce başlamış bir serüvenin bol tartışmalı son üçlemesinin ikinci durağı "Star Wars: The Last Jedi" sevenleriyle bir kez daha buluşmak amacıyla geçtiğimiz günlerde sinemalarda boy göstermeye başladı…

“Çok, çok uzak bir galakside” şeklinde başlayan kayan yazılar eşliğindeki o tanıdık müzik sinema salonunda kulaklarımda yankılanırken vizyona girdiği günden itibaren hiçbir spoiler öğrenmemek için bir hayli uğraşmış olduğumu düşünüyordum. Ve artık merakla bu son nesil üçlemenin ikinci bölümünü doya doya izlemeyi umarak dev ekranın karşısındaki yerimi almıştım.

Velhasıl, genel itibariyle; görsellik, oyunculuk, oyuncu yönetimi, kurgu, görsel ve kurgusal yönetmenlik açısından, sinematografik olarak  da çok güzel bir film izleyerek o salondan ayrılmış bulunmaktayım.

İlk yarısı biraz sıkıcı geçmiş olsa da ikinci yarıda yükselen tempo, ona mükemmel bir şekilde ayak uyduran müzik ve peşi sıra seyreden aksiyon sahneleri; filmi benim için güzel kılan detaylardan oldu.


Başrollerde Star Wars sagasının önemli kahramanlarını canlandıranlardan Mark Hamill ( Luke Skywalker ) ve Carrie Fisher ( Leia Organa ) bulunmaktaydı.

Geçen yıl bu vakitlerde vefat etmiş olan Carrie Fisher’ı hayranlar son kez Prenses Leia olarak izleyebilmiş oldular. Artık prensessiz kalacak olan bu evrende eski aktör ve aktrisler yerlerini Adam Driver ( Kylo Ren – Ben Solo ) ve Daisy Ridley 'e ( Rey ) bırakmış görünüyorlardı. Yan rollerde de firar etmiş bir Stormtrooper'ı oynayan John Boyega ( Finn ), direnişçilerin sitemkar pilotu Oscar Isaac ( Poe Dameron ) ve CGI efektleri kullanılmış karakterleri canlandırdığı filmlerle ünlenen ( Yüzüklerin Efendisi – Gollum ) Andy Serkis ise bu kez baş kötümüz Snoke olarak yer almaktaydı.

Rian Johnson tarafından yönetilen filmin her biri bir başyapıt niteliğindeki müziklerinin de John Williams’ın besteleri olduğunu belirtmekte fayda var. Star Wars hayranlarının gözünde Dart Vader’ı bu kadar etkili ve hatırda kalan bir kötü karakter yapan en büyük etkenlerden biri; hiç şüphesiz ki, sahnelerin arka planlarında ‘The Imperial March’ gibi muhteşem temaların kullanılmasıdır…

Görselliği ve müziği ele alındığında ilk filme ( The Force Awakens ) nazaran birbirinden farklı ırklar ve mekanları da bizlere tanıtarak 10 üzerinden 10 puan alabilecek bir Star Wars filmi idi ‘The Last Jedi’

Fakat… evet fakat ve bu sadece spoilersız bir fakat; Yıldız Savaşları fanlarına bekledikleri şaşırtmacaları, evrenin doğasına uygun kurguyu ve olayları, tutarlı bir neden – sonuç ilişkisini, karakterler hakkındaki detayları tam olarak sağlayamadığı için bir hayli kan kaybetmiş durumda aynı zamanda da…

İlk film, yani The Force Awakens ( Güç Uyanıyor ) gerçekten kötüydü. Bu kadar derin geçmişe sahip bir seriye yakışmayacak şekilde tutarsızlıklar, özensiz kurgu ve oyunculuklarla örülüydü ilki…

Peki, The Last Jedi hangi nedenlerden ötürü kan kaybetmişti?

Son durak, değerli okuyucular… Spoiler öğrenmek istemeyenler bu durakta inebilirler…

Buradan sonrası ‘Spoiler’ içerir!

Star Wars: The Last Jedi filminden bir yıl önce vizyona girmiş ve “Revenge of the Sith” ile “A New Hope” filmleri arasında kalan bir zaman dilimini anlatan “Rogue One”ı hangi nedenlerden ötürü sevmiş idiysem “The Last Jedi”ı da o konularda eksik buldum.

Rogue One ile ilgili inceleme yazıma da buradan ulaşabilirsiniz…

Gördüğüm üzere; evrendeki anlatıma ne zaman bir ‘Force’ yani güç ya da ışın kılıcı kullanma durumu dahil olsa dengeler tutarsız bir şekilde yer değiştiriyor. Konu; ana karakterler ve onların yeni hayatları olarak izleyiciye sunulduğunda hiçbirimiz önümüze konulan bu pastadan umduğumuz tadı alamıyoruz.


Örneğin; seride iki bölümdür ‘kötü karakter’ olarak tanıtılan Snoke isimli karanlık taraf efendisinin daha ne olduğu, kim olduğu, nasıl o kadar güçlü olabildiği hiçbir şekilde anlaşılamadan; ‘apprentice’i ( çırağı ) tarafından ışın kılıcının açma kapama tuşunun basit bir güç kullanımı yoluyla kontrol edilebilmesi sonucu öldürülmesi gerçekten çok ama çok anlamsız, hiç derinlik katmayan bir sahneydi. Çünkü karakterin derinliği yoktu!  Hakkında ne kadar araştırma yapsam da öğrenebildiklerimin hepsi sadece teorilerden ibaret…

Bu teorilerden kimisi, 80’li yıllarda başlayan serinin kötüsü İmparator Palpatine’in ustası Dart Plagues olduğu yönünde. Kimisi de Samuel L. Jackson’ın canlandırdığı karakter Mace Windu ( Revenge of the Sith’te Anakin Skywalker ve Palpatine iş birliğinde öldürüldü ) olabileceği yönünde ve bu teoriler bu şekilde sürüp gidiyor…

Diğer tarafta ise Luke Skywalker var. Özellikle 80’li yıllardaki ilk üçlemeyi izleyen neslin gönlünde belli bir yer edinmiş ama ‘The Last Jedi’ın sahneye çıkışıyla karakterizasyonu tutarsızlıklar ve zayıflıklar içerisinde kaybolmuş, Dart Vader’ın oğlu, bir Jedi Ustası… Luke Skywalker…

Evreni Dart Vader ve imparatorluğun zalim yönetiminden kurtarmış efsanevi kahramanımız, bir Jedi Düzeni oluşturmasının ardından öğrencilerinden birinin, kendi yeğeninin ( Han Solo ve Leia Organa’nın oğlu Ben Solo şimdiki adıyla Kylo Ren ) içerisinde aydınlık taraf olduğu kadar karanlık taraf da olduğunu keşfettiğinde korkmuş !? ve yeğenini ortadan kaldırmayı -bir anlık da olsa- tahayyül etmiştir… Ki öldürmek; Jedi öğretilerine ters bir davranıştır…

Zaten karaktere hayat veren Mark Hamill de başlarda karakterini bir hayli yadırgadığını belirtmiştir.

Feri Peri Kişisel Blog

Öğrencisi bir Sith Lordu olmasın derken, onun karanlık tarafa geçmesinde büyük bir rol oynayan Luke Skywalker yıllarca kendisini Force’a kapatmış ve kız kardeşi Leia imparatorluğun yenilgisinden sonra peyda olan ‘The First Order’a (İlk Düzen – filmde bu askeri topluluğun da oluşum süreci hiç açıklanmadı henüz ) karşı amansız bir mücadele verir iken, Jediların adasında ölmeyi beklemiştir.

Luke Skywalker gibi bir kahramanın, bir Jedi’ın kendi hatası karşısındaki tutumu bence bu olmamalıydı…

Prenses Leia’nın süperman-vari bir şekilde kendisini, mantık kuralları hesaba katıldığında ölmesi gerektiği bir durumdan yani uzay boşluğundan oradaki hali hazırda camı kırık bir gemi güvertesine Force kullanarak geri götürmesini mazur görebildim mesela. Dedim ki içimden; Skywalker ikizleri zaten olağan dışı güçlü, öyle ki, imkansızı mümkün kılabilirler…

Veyahut, Rey gibi 20’li yaşlarında Force kullanabildiğini fark edip diğer birçok savaşçıyı ve yeri geldiğinde filmin arada kalmış kötüsü Kylo Ren’i yenebilmesine de göz yumabildim…

Hatta Rey’in ailesinin bir hiç olduğunun anlaşılmasını da çok sorun etmedim. Force kullanım yeteneğinin soy ile sınırlandırılamayacağının altı çizilmiş oldu böylece bu son nesil üçlemede…

Ama bence, Luke Skywalker bu şekilde bir portre içerisinde çizilmemeli ve ana kötümüz Snoke da akılda bir sürü soru işareti bırakarak ölmemeliydi

Şu sözünü ettiğim ve rahatsız olduğumu belirttiğim iki etken dışında film benim için bir hayli keyifliydi. Bu etkenler göz ardı edilebildiğinde ( ben edebilirim ama Star Wars ile büyümüş bir nesil için bu biraz zor… ) aslında ‘The Last Jedi’ iyi iş çıkarmış bir yapım.

Final sahnesinin pitoresk güzelliği de benim ve eminim birçoğunun salondan keyifle ayrılabilmiş olmasının en büyük nedenidir diye düşünüyorum…

Feri Peri Kişisel Blog

Bir çeşit tuz gezegeninde geçen sahnelerde, gezegenin üzerindeki beyaz renkli örtünün, İlk Düzen ile Direniş arasındaki çatışma seyir değiştirdikçe, toprağın büründüğü bu beyazlıktan bir kan misali kırmızıya dönüşmesini izlemek nefis bir görsel şölendi.

Luke Skywalker ile Kylo Ren arasındaki ışın kılıcı düellosunun o denli etkileyici olabilmesi yönetmenin finali böylesi güzel bir gezegende yaparak ne doğru bir karar verdiğini de göstermiş oldu.

Uzun lafın kısası; artık ne bir Jedi’ın ne de bir Sith’in kaldığı aydınlık ve karanlığın birbirine muhtaç ama birbirine düşman çıkmazında, Star Wars üçlemesinden geriye şimdi sadece bir film kaldı.

Luke Skywalker’ın finalde artık kendi başarısızlıklarından bir ders çıkarıp Kylo Ren’in pençesinden kız kardeşi Leia’nın önderliğindeki direnişçileri kurtarmasının ardından Cumhuriyet’i geri getirebilmek amacıyla yeni bir kıvılcım daha alevlendirilecek gibi görünüyor. Direniş’in yanında bu defa Rey de var. Tabii karşı tarafta da saf kötülük ile vicdanın ortasında, çelişkileri ve kompleksleriyle başa çıkamayan Kylo Ren!...

Sanıyorum ki, bu neslin üçlemesinin son filmi gelip çattığında o çok, çok uzak galakside yıllar geçmiş olacak…

Star Wars The Last Jedi

Şu an ne bir Sith lordu var ne de bir Jedi. Ama belki yıllar geçtiğinde Rey kendisini Jedi öğretilerine göre eğitebilmiş bir ‘Usta’, Kylo Ren de çelişkilerinden kurtulmuş oldukça güçlü bir ‘Sith Lordu’ olarak ekrana gelebilirler…

Çünkü bu evrende, karanlık ve aydınlık hep var; biri diğerini hep arzular. Biri güçlendiğinde diğeri için de denge sağlar. O yüzden bence, üçüncü film için de hala bir umut var!...

Bu içerik Feri Peri » Kişisel Blog tarafından hazırlanmıştır...

39 yorum:

  1. Galiba Star Wars gerçekten sınıfta kaldı.

    YanıtlayınSil
  2. Elinize sağlık güzel bir yazı olmuş.
    Bence filmin en büyük handikabı Rey.Anakin bile güçle yakın olmasına rağmen Jedi konseyinden yaşı dolayısıyla red yiyordu.Yıllar süren eğitim ve akabinde bilfiil katıldığı savaşalar sonrasında Anakin Anakin olabildi.Bunları görmezden gelipte soyu nereden gelirse gelsin eğitim almadan bir karakterin bu denli güçlü olabilmesi mantık dışı.Hadi gücü geçtim ışın kılıcı kullababilmesi bile ayrıyeten ilginç.Ben artık Mace Windu'nun ölmediğini ve yıllarca Rey'i eğittikten sonra hafızasını falan silmiş olabileceğini düşünüyorum.Bunun dışında hala kocaman filoların küçük asi gemilerinin peşinde yakıtı bitecek de vuracağız diye dolanması vs. çok klişe geliyor.Yine de izlemesi zevkli bir filmdi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet söylediklerinize aynen katılıyorum. Anakin gibi küçük bir çocuk bile Jedi düzeni tarafından kabul görmedi, Obi Wan Kenobi tek başına eğitmek durumunda kaldı ki bu çocuk Anakin Skywalker; Force'un kendisinden oluşmuş bir çocuk. Zaten her Force kullanabilen Jedi olamazdı; Yoda ve konsey karar verirdi.
      Şu an Rey'in durumunu ancak şu şekilde bir yorum getirerek mazur görebilyorum, o da; karanlık tarafta Snoke ve Kylo Ren gibi oldukça güçlü kullanıcılar olduğu için, Luke da kendisini zaten Force'a kapatmış olduğu için, meydan Rey'e kaldı. Aydınlık tarafta bir denge sağlanması bakımından tüm güç Rey'de toplandı...
      Dediğiniz gibi o filoların sırf yakıtları bitsin diye beklemeleri zaten bize 'ne vicdanlı bir kötü tarafmış' dedirtecek cinstendi. Düşmana kaçsın diye fırsat vermek bu filme nasipmiş demekki...

      Umarım artık doruk noktasında, Force'un ve ışın kılıçlarının ustaca kullanıldığı bir üçüncü film izleriz. Yoksa bu seri başlı başlına bir fiyasko olacak...

      Teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
    2. Ben de son filmden umutlanacak gibi oluyorum ama sonra aklıma sayın J.J. bey geliyorbir of çekiyorum.Umarım yanılırım çünkü bu seri çok daha iyisini hakediyor.
      Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim ömrü hayatımda Snoke'un ölümü kadar saçma bir ölüm görmedim.E zamanında millet birbirinin kılıcını açıp açıp doğrayaydı birbirini olacak şey mi yani? Şu anda fark ettimki olmamış bu film.Bayağa dolmuşum ben :)

      Sil
    3. Aa doğru ben J.J Abrams'ı unuttum :) Üçüncü filmi o yönetecekti... Ben de bir of çeksem iyi olacak :D

      Sil
  3. hım tamamını okudum izlemedim daha izlicem ama anladım yani güzel film ama çok heycanlandırmamış demek ki, yani iyi ama star wars hayranları için doyurucu değil diyosun. sanırım halen en iyiler, ilk film yanii 1977 olan di mi bir de imparator, ikinci film 1980 yani. sen ne diyon :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet aynen öyle Deep :) Giderken çok heyecanlıydım, film süresince bolca ters-köşe de yapıldı, görsellik falan harikaydı ama tabii o ilk filmlerin 'I am your father' gibi bir ters köşesi yoktu :D

      Hayranlar için de şöyle doyurucu değil, doğru düzgün bir düello izleyemedik. Bir sürü soru işareti vardı; özellikle o kötü efendi Snoke. Kahramanlar sürekli Force kullanmaktan çekinir haldelerdi.

      Yani yönetmen - vari bir şekilde şu sahnede neden Force kullanılmamış ki dedim bir hayli... Diyorum ya, umarım üçüncü film güzel olur. Nasıl ki 2000'li yıllardaki Phantom Menace ve Attack of Clones filmleri kötüydü ama üçüncü film Revenge of the Sith güzeldi; ben bu seferki seriden de böyle bir hamle bekliyorum; yani umut ediyorum... Bakalım :D

      Teşekkürler yorumun için :)

      Sil
  4. Ben bu filmi hiç izlemedim. Bilemiyorum nedenini ama ilgimi fazla çekmedi. Filmi izleyenler çok beğeniyor ama ben onlardan farklıyım galiba :) Tarzlarımız farklı ondandır diyip geçiyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen beğeni ve zevk meselesi aynen :) Belki bir gün bir şans vermek istersiniz, izlemesi gerçekten keyiflidir...

      Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Bir şansı hak ediyor diyorsunuz yani :)

      Sil
    3. Ben de bundan bir 10 yıl öncesine kadar fazla abartıldığını düşünürdüm ama sonrasında çevremdekilere bir kulak vererek ve gerçekten de objektif bir şekilde izledim. Tabii ilk başlarda 1977'deki filmleri sevemedim ama müzikleri dinledikçe, sıralamasına dikkat ederek izledikçe e tabii bir de fantastik olunca ( çok severim ) zaman içerisinde çok sevdim :)

      O yüzden neden olmasın, isterseniz tabii bir şans verebilirsiniz :)

      Sil
    4. Tamam o zaman izlemeyi deneyeceğim :)

      Sil
  5. Yazı çok güzel ellerinize sağlık. Bence bu üçleme tamamen maddi çıkar için yapılıyor, ondan bütün bu olanlar. Senaryo ve kurgu zayıf, görsellik şişirilmiş, klasik Hollywood mantığı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsunuz. Hayranların ve benim de hoşuma gitmeyen asıl nokta buradan baş gösteriyor zaten. Serinin filmlerinde anlatılan bir kurgu ve bir hikaye var geçmişten günümüze kadar ulaşan. Ve Disney izleyenleri ihya etmesi gerekirken tamamen kendince bir doğrultu çizmiş, fanların sevdiği şeyleri kendine göre yorumlamış ama yanlış yorumlamış durumda. Gişe yapılsın diye ismini Star Wars koymuşlar ama baş karakterler olması gerektiği gibi değil...
      Teşekkür ederim yorumunuz için :)

      Sil
  6. 3. film için artık bir şeylerin açıklığa kavuşmasını mantıklı şekilde anlatılmasını falan beklemiyorum artık. Disney rotasını böyle belirledi, en azından son filmde bol Force (güç) kullanımı, bol uzay savaşları ve bol ışın kılıcı duelloları izlesekte doysak. Revenge of the Sith bunlara yer veren son filmdi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim hala umudum var. Ortanca serinin ilk filmleri de bayağı bir kötüydü ama Revenge of the Sith'te harika bir karanlık tema ve bolca fantastik olaylar zinciri izledik.
      Belki bu defa da öyle olur. Çünkü Carrie Fisher artık yok ve son film için CGI da olsa hiç bir şekilde Leia karakterine yer verilmeyecekmiş.
      Bu nedenledir ki; bence üçüncü film yıllar sonrasını anlatacak. Bir ihtimal; Kylo Ren ve Rey güçlerinin doruklarında karşımıza çıkabilir.
      Umarım öyle olur...
      Teşekkür ederim yorumun için :)

      Sil
  7. Mükemmel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık, filmi daha izleme fırsatım olmadı ama izlemiş kadar da oldum :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumun için :) Spoiler uyarısı vermiştim ama :D
      Sağlık olsun, belki sen de hikayeyi öğrenip izlemeyi sevenlerdensindir :) Ben çok severim öyle izlemeyi. O yüzden bu defa pek spoiler yememeye çalışmıştım :)

      Sil
  8. Spoiler içeren kısmına kadar olan yazındaki ''izlenebilir'' yorumununa katılıyorum. Kaldı ki izlenebbilir olmasını sağlayan tek kişi Rian Johnson. İlk üçlemeden beslendiği çok açık ve iyi etüt etmiş. Kalanı senaryoya yıkılabilir. Asıl yanlış ise bizlerin ilk üçlemedeki ruhu sürekli arıyor olarak salona gidişimiz. Bunu yapmamayı becerirsek bu iş tamamdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim :)
      Zaten yönetmenin ilk filme göre daha iyi bir iş çıkardığı, sinema salonundan ayrıldığımda 'güzel filmdi' diyerek çıkmış olmamı sağlamasından belli :D
      Eve dönüp de karakterler üzerine yoğunlaştığımda ise işte kan kaybetmeye başladı gözümde :) Rian Johnson çok ince detaylar üzerinde düşünüp bazı yerlerde "Empire Strikes Back" havası estirmişti ama "Force Awakens"taki gibi "A New Hope"un çakması bir film izlemedik tabii...
      Ben üçüncü filmin J.J. Abrams tarafından çekileceğini unutmuştum :( Umutlarım söndü :((

      Sil
  9. Aaaa, üzüldüm yaaa, ben henüz gitmedim.
    Üstelik ilk filminden itibaren hiç Star Wars kaçırmadım, birlikte yaşlandık resmen, ilk filmi izlediğimde genceciktim....yeğenim 2 gün önce izlemiş çok beğenmiş, Prenses Leia'yı sordum öldüğü için başka bir oyuncu oynamış hiç benzememişti dedi, çok üzülmüştüm zaten öldüğünde:((( internete düşerse oradan izlerim diyorum tek başıma sinemaya gitmeyi sevmiyorum...

    Eline, emeğine, analizine sağlık. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İzlemesi yine de değerdi Müjde Abla :) Ben de aslında genel olarak beğendim en azından 'The Force Awakens' gibi değildi. Prenses Leia'yı tamamen Carrie Fisher oynamış, bazı yerlerde efektler falan vardı ondan belki benzetememiştir :D
      Hatta kadın öldüğünde filmin son haline çok yakınmışlar ve Leia'nın hiçbir sahnesini de değiştirmemişler diye okudum. Bir sonraki filmde de CGI bile olsa Prenses Leia kullanılmayacakmış...
      Evet, ben de hiç sevmem tek başıma gitmeyi. Bir kere gideyim demiştim hiç keyifli değil gerçekten :)

      Çok teşekkür ederim güzel yorumların için, senin de kalbine sağlık :)

      Sil
  10. Ne kadar korkunç bir dede oo :) Ben pek film izlemem. Denk gelirsem izlerim malum cocuk var seste konsantre olunmuyor :) ama isteyenlere güzel bir öneri olmus canm ellerine saglik 💞

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir an önce öldürtüp senaryodan 'kış kış' etmeseler daha da korkunç bir dede olacaktı belki ama olmadı :D
      Çok teşekkür ederim bu samimi yorumunuz için, sağolun :)

      Sil
  11. Merhaba :)
    Bu güzel yazının yarısını okumakla yetinmek zorunda kaldım. :(
    Star Wars serisindeki filmleri her türlü seviyorum. İki sene önceydi sanıyorum 1970 lerden başlayarak her bölümünü tekrar izlemiştim... Özellikle oyuncuların devam filmlerinde yer alması, onları tekrar izlemek beni mutlu ediyor. Gerisine çok takılmıyorum. Seviyorum sonuçta :)
    Sevgiler diliyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı şekilde hatırlamak istediğim serileri tekrar baştan izliyorum, sırf bunun için bir hafta 'Yüzüklerin Efendisi, Matrix, Star Wars, Hobbit, Harry Potter' maratonu yapmıştım, çok da keyif almıştım :)
      Yorumun için teşekkür ederim, sevgiler benden de :-h

      Sil
  12. paralı askerler filmi için yaptığım eleştiri yazısı gibi,uzun detaylı bi film değerlendirmesi olmuş..😀 yıldız savaşlarının ilk serilerini kaçırmadan izlerdim ancak son serilerini doğrusu hiç izleyemedim..fragmanlarına baktığımda "uzay yolu"nun son bölümü bile bunun biraz ilerisinde sanki,öyle hissettim..🙂 ama starwars'ın enson bölümünü izlemek isterdim,bi ara bakim unutmazam izlerim..güzel bi film eleştirisi idi,elinize sağlık..🙂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için :)
      İzlemeye değer bir filmdi, bu yeni neslin ilk filminden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim ki siz de duymuşsunuzdur :)
      Bazen yeterince beğenemesek de sırf hayranları olduğumuz için bize yeterli geliyor... Umarım siz de yine beğenirsiniz, keyifli seyirler :)

      Sil
  13. filmi izleyip güzel bulan bir star wars hayranına rastlamadım daha.. fanları üzmüşler belli ki.. belki son filmde toplarlar..
    benim için tutkunu olmadıkça çok karışık gelecek bir evren.. ama '80ierdeki ilk filmi beğenmiştim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hep üzüyorlar zaten fanları hep :(
      O ilk filmi ben de beğeniyorum , Obi Wan ile Darth Wader arasındaki ışın kılıcı savaşı sahnesi hariç. Her seferinde çok gülüyorum Obi Wan'ın ışın kılıcını karının ortasında dimdik çıkartmasına :D O zamanlar tabii şimdiki gibi efekt eklemeler olmadığı için ışın kılıçları camdan nesnelermiş, kırılmasın diye dokunduruyorlarmış sadece =))

      Sil
    2. bence yeni nesil filmler aşırı CGI yüzünden eskiler kadar güzel değil.. bir tek SW için değil da genel olarak.. yeşil perdeli sinema sanatı beni üzüyor :/

      Sil
    3. Şimdiye kadar CGI ve 3D anlamında en iyisi olarak izlediğim film Avatar'dı zaten. Onun dışında gelen CGI'lar bazen aşırı kötü olabiliyor. Bir de şu son zamanlarda her filmi 3D yapıyorlar. Türkiye'de her yerde Imax yok ki tadını çıkararak izleyebilelim. Kopkoyu gözlüklerin ardından azıcık 3D sahnesi için filmler sürekli fazlasıyla karanlık görünüyor.
      Yeşil perde ile acaba nasıl oyunculuklarını yapabiliyorlar ben de merak etmiyor değilim. Bazen tek başlarına ruhsuz bir yeşil perdenin önünde rol kesmeleri gerekiyor... Gerçekçilikten son sürat uzaklaşıyoruz...

      Sil
    4. 3d bana çok saçma geliyor.. hologram veya VR şekilde izleme olsa yine mantıklı.. 3d ile bilet fiyatlarını arttırmak hedeflenmiş gibi biraz.. sinemada film izlemeyi de sevmiyorum ben, evde ışıklar açık ve pijamalarla falan izleyeceksin :D :D
      ben oyuncu olsam yeşil perdenin önünde veya yeşil kıyafetli oyuncularlayken gülmekten sahnemi oynayamazdım :D :D işin aslı düşünülünce çok komik geliyor bilimkurgu ve korku filmleri :D 99 ve öncesi hariç tabi :) orada emek var, kostüm yapılmış o kadar, makyajlar falan..
      o yüzden kültler iyidir..
      avatardan kastettiğin mavi olanlar mı??
      mavi avatarlar iyidi gerçekten ama onun yönetmeni james cameron'du.. adamın fire verdiği film yok sanki.. işini iyi yapıyor..
      ama avatar : the last airbender filmi için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.. çizgi filmlerini daha çok seviyorum ben son hava bükücü'nün :)

      Sil
    5. Evet, aynen James Cameron'un Avatar'ı. O çok iyiydi ya, ben filmden çıkınca 'neydi bu' olmuştum :D
      Eskiler her zaman çok farklı, adamların uğraşını gözünde canlandırıp izleyebilince 'The Fly' filmi mesela ne kadar güzel geliyor :)
      Eski Star Wars filmlerinin blooperslarına bakıyordum adamların hepsi kostüm içinde, o yaratıkların hepsi. Şahane bir şeymiş o zamanlar film çekmek. Ben de herhalde şimdi hayatta o yeşil perdenin önünde rol yapamazdım :)
      Mesela bu filmdeki Andy Serkis; adam etrafından bir milyon tane alet ile rol yapıyor ve o şekilde ünlü oldu, Gollum rolüyle de. Hep o tür rollerde oynuyor :)
      The Last Airbender'ı hiç izlemedim, o kadar kötülendi ki... Ama animeyi biliyorum ben de, animesi güzeldi tabii onun :)

      Sil
    6. Valar morgulus19.02.2018 13:08

      Cidden hayranları için büyük bir hayal kırıklığıydı,sizi rahatsız etti mi bilmiyorum ama Rey ve Kylo nun force bond yaparken halleri beni çıldırttı.Siz düşmansınız,sevgili değil diye bağırasım geldi bağırasım geldi bir ara

      Sil
    7. Valar Dohaeris diyerek merhaba diyeyim :)

      Ben en çok Kylo'nun o etkileşim yaptıkları anlardaki neredeyse göğsüne kadar çekili pantolonuna takıldım. Böyle kötü bir kıyafet ve kullanım şekli görmedim. Adamın zaten omuz ve göğüs kısmı gerçekten çok geniş. 9gag'da sürekli denk geliyorum; o kadar dalga geçiliyor ki o haliyle :D

      Bir de en son birbirlerinden hoşlanmışlar gibi bir his yaratıldı gibi, az kalsın Rey sırf Kylo'dan hoşlandığı için taraf değiştirecek gibi geldi de Allah'tan olmadı...
      Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için, Valar Morgulus :)

      Sil
  14. Valar morgulus20.02.2018 10:17

    Zaten var birşeyler gibi de,hikâye bakımdan çok zayıf bir ilişki oluşturulmuş. Umarım diğer film derlenip Toparlanır bu ikili,çünkü Rian bir barut bırakıp gitti maalesef. Ben hala ikisinin de filmin sonunda çekip gideceklerine inanıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biraz da aşk üçgeni var gibi; hatta bu gidişle aşk dörtgeni ve de beşgeni de olabilir, uçak pilotu ve esmer kız da dahil edilirse.
      Serinin üçüncü filmini çekecek olan yönetmen ilkini çeken yönetmen. İlk film buna nazaran hiç mi hiç beğenilmemişti, bakalım bizi neler bekliyor :-?

      Sil

Birkaç Önemli Not:

1-Yorumlarınız benim için çok değerli. Bloğuma destek olmak adına olumlu-olumsuz yorum bırakabilirsiniz.
2- Profil üyeliğiniz olmasa bile Adı/Url sekmesini seçip kendi belirlediğiniz Url ya da isimle ve son olarak da Anonim profil seçeneği ile yorum yapabilirsiniz.
3- Öneri, görüş ve düşünceleriniz için "Feri Peri'ye Mektup" sayfası aracılığı ile mesaj gönderebilirsiniz...
4- Yorumunuza Smiley eklemek için, hemen alttaki linke tıklayarak beğendiğiniz bir ifadenin karşısındaki sembolleri kelimelerinizden sonra bir boşluk bırakarak yazabilirsiniz.

Yorumuna Smiley Eklemek İçin Tıkla